Bozcaada’yı Koruma Amaçlı İmar Planı toplantıları

Ekim 30, 2010
By

İlçenin tümü 1993 yılında sit alanı ilan edildi. O tarihten bu yana Ada, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nın oluşturduğu kurallar doğrultusunda yapılaşıyordu. Günümüze kadar süren bu geçiş döneminin ardından, 27 Temmuz 2008 tarihinde yapılaşma, yeni imar planının yasallaşmasına kadar durdurulmuştur. Yeni imar planının tasarımı Bursa’da bir firmaya verilmiş ve bu firmanın temsilcisi olan Şehir Planlamacısı Dr. Murat Özyaba ve halkın büyük katılımıya 2. Halk Toplantısı 30 Eylül tarihinde Halk Eğitim’de gerçekleştirmiştir.
2. Halk Toplantısından bir süre önce gerçekleşen 1. Halk Toplantısı gerek yeterince duyurulmadığı gerekse halkın katılımı çok da arzu edilmediğinden sessiz sedasız geçip gitmiştir.
2. Halk Toplantısında Dr. Murat Özyaba tarafından halka sunulanlar şöyledir:
Bozcaada SWOT Analizi
-Güçlülük
-Zayıflık
-Fırsatlar
-Tehditler
Güçlülük: Ada’nın doğal güzellikleri, flora zenginliği, iklim, üzüm- şarap ilişkisi, çevre kirliliğinin olmaması, kültür turizmi, yat limanı, dalış okulu alanları, Ada iç yollarının asfaltlanması, güçlü telekominikasyon, eski mimari yapının kısmen korunması, organik tarım potansiyeli, tarımsal kalkınma, su ürünleri kooperatiflerinin kurulmuş olması, balıkçılık, hizmetler vb. Turizm Seyahat İşletmeciliği okulunun faaliyete geçmesi, 5084 sayılı teşvik yasasının gündeme gelmesi.
Zayıflık: Su kaynaklarının yetersizliği, rüzgarın bitki örtüsüne etkisi, deniz ulaşımı, nüfüs artış hızı, elektrik iletim-nakil hatları, su şebekesi, liman alt yapısı, konut yetersizilği, sağlık hizmet yetersizliği, kullanılmayan arazilerden faydalanılmaması, sermaye birikiminin yetersizliği, deniz ulaşımı, nitelikli iş gücü yetersizliği ve günübirlik turist olarak açıklandı.
Fırsatlar: 200 yatlık liman için alan
Tehditler: Stratejik ve jeopolitik konumunun (örneğin askerin etkisi), rüzgar, deniz ulaşımı, iskeleler lodosa açık, ikinci konut talebi fazla, ‘’bağlar ikinci konut tehlikesi altında.’’
Yaklaşık iki saat boyunca yapılan sunumlarda imar planına dair hiçbir açıklamanın yer almaması, gerçek dışı bazı saptamalar ve Ada için asıl düşünülenleri ele veren bazı anahtar sözcük seçimleri halkın şiddetli itirazlarına yol açtı.
Toplantıda infiala yol açan bazı saptama ve görüşler şunlardı:
-Ada için ‘’turizm endüstrisi’’ ibaresi
-Feribot seferlerinin yetersizliği
-Kanalizasyon şebekesinin yeterli olduğu
-Doğal plajlara yapılması düşünülen nokta tesisler
-‘’Vizyon’’ ibaresi, ki bu ibareyle ilgili kaymakam da söz alıp, bu ibarenin kendisi de dahil herkesi rahatsız ve irite ettiğini söyledi.
Katılımcılardan, ki bunlar arasında yerel Adalı’lar maalesef yine azınlıktaydı, gelen bazı itirazlar ve görüşler şöyleydi:
-Ada’nın daha önce kitle turizmine kurban gitmiş bir Bodrum, Marmaris’e dönüştürülmemesi
-Son yıllarda Ada’ya gönül verenlerden ziyade, kar amaçlı yatırımcıların gelmeye başladığı
-Hızlı turizmin değil, yerel değerlerin yüceltildiği yavaş ve nitelikli bir turizm
-Kanalizasyon sisteminin kesinlikle yeterli olmayıp, ivedilikle çözüm beklediği v.s. v.s.
Gelen son duyumlara göre toplantının tekrarlanması gündemdedir.
Mimarlar Toplantısı
2. Halk Toplantısı’ndan kısa bir süre sonra 4 Ekim 2010’da, Ada mimarları, Çanakkale Mimarlar Odası Başkanı Sevil Ural, Belediye’nin mimarı, Belediye Başkanı ve Dr. Murat Özyaba’nın katılımıyla Kaymakamlı’ğın Toplantı Salonunda gerçekleşti. Yine bu toplantının amacı da imar planlarının açıklanması olmakla birlikte, bu konuya değinilmeden, diğer bazı yapılaşma problemleri görüşüldü. Daha ziyade Belediye Başkanı’nın söz aldığı toplantıda, mimarlara açıklama ve sunum yapması beklenen şehir planlamacısı Dr. Murat Özyaba’nın dinleyiciler arasında yer aldığı gözlemlendi.
Katılımcılar tarafından yapılaşmaya dair bazı tespit ve görüşler şöyleydi:
-Bağ evlerinin kullanım amacı
-Bu amaca aykırı olarak yazlık 2. Konut olarak kullanılmasının bağlar için gerekli olan rüzgarı kestiği, Ada görüntüsünü kirlettiği
-Dışarda işçiler için tuvalet yapımı
-Tarım arazilerinin birleştirme yoluyla büyütülüp, belki daha büyük bağ evi yapımına onay verilmesi
-Küçük arazi içindeki bağları ziyan olduğu, en az 15-20 dönüm arazi içindeki bağların verimli olacağı
-Ada peyzajının tarımsal ve bağ karakterli olmasının sürdürülmesi
-Telli bağ sisteminin görsel kirlilik yarattığı, ‘’goblen’’ bağlarının Ada’ya uygun ve yakışır olduğu
-Poyraz Limanı’ndaki yapılaşma
-Bağ evlerinin dışardan terasa çıkan merdivenlerinin kötü ve anlamsız bir uygulama olduğu
-Ada’da sadece Rum mimarisi değil, Türk tipi evlerin de varlığının korunması
-Sınırlamalardan dolayı mimarların kendi tasarımlarını uygulayamayıp, mimar gibi çalışamadıkları, bu nedenle de Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nın mimarlar ile birlikte çalışması gerektiği
-Taş binaların korunması, verandaların kaçak kullanımına engel olunması
-Pansiyon işletmeciliği için her başvurunun kabul edilmemesi
-Şehir içindeki özgün mimari örneklerin yıkıp yeniden yapılmadan korunması, aksi halde bunun kimlik yitimine yol açacağı
- Bina doğramalarında ve yüzey kaplamalarında PVC kullanımının PVC kullanımının kaldırılması, klimaların binalara pul gibi yapıştırılıp çirkinleştirdiği, daha çağdaş ve estetik bir çözümün Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun sunulması.
- Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun tutarsız kararlarının uyarılması
Belediye Başkanı bu görüş ve tespitlere şöyle bazı açıklamalarla karşılık verdi:
-2. Kat uygulamasının kaldırıldığı
-Bağcılığın, üreticiye para getirmediği takdirde hiç bir işe yaramaycağa, üzüm fiyatlarının çok düşük olmasından dolayı üreticiyi teşvik ve zorlayıcı önlemler alınmasının önemli olduğu
-Poyraz Limanı’ndaki yapılaşmanın Meclis kararı ile uygulandığı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ile mimarların bir araya gelemediği, mimarların bu konudaki görüşlerini bu kuruma sunmasi gerektiği
-Baytur’da işletme isteyenlere onay verilmediği

Tags:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*