Bozcaada'nın Gazetesi
Kasım 2007-Nisan 2008
Yıl: 5 Sayı: 37-39
Yıl: 5 Sayı: 37-39
Bozcaada'lı Madam Marika'nın hayatı ve özlemle anılan günler
Marika'nın öyküsü
1947 yılında doğdu. Babası bağcı, annesi terziydi. 4-5 terzinin daha olduğu o dönemlerde Ada'nın en iyisi diye bahsedilirdi O'ndan. Rum nüfus paskalya ve yılbaşına yeni giysilerle girerdi. Anne Kanavuç'un en yoğun çalıştığı günlerdi o günler. Ama ceketlere, paltolara, pantolonlara gösterdiği özen onu özel günler dışında da en çok aranan terzi yapmıştı. Eski günlerle beraber, giyime gösterilen özen de gerilerde kaldı. Terzi dükkanları kapandı. Madam, çocukluğuna bakınca o gelenekleri görüyor işte. Bir daha hiç geri dönmeyecek kaybolan zamanın özlemi içini burkuyor...
16 Yaşta gelen evlilik
Eşi Anesti'nin ablası, Madam Marika'nın annesinden dikiş dersleri alırken Madam Marika'yı begenir ve görücü usulüne uygun istemeye gider. Bu sayede, çok erken -16 yaşında-evlenmiş olur Marika. Dile kolay tam 40 yıl boyunca eşiyle aynı yastığı paylaşırlar. Ta ki hayatın en yalansız anı -ölüm- eşini bulana dek.
Eşini kaybetmenin acısını geçen yıllar unutturamamıştır. Bir diğer acı kaybı ise Abi'si Hector'un Ada'da vefatıdır. Şu an 2 kardeşe sahip olan Madam Marika'nın Ablası Mersina hayattadır.
Önce erkekler gitti
Şimdilerde Madam Marika ile birlikte kışın Ada'da sadece Antolino ve Eleniça kalırlar.Yazları ise bu sayı artar, Rum Cemaat 15 kişiye ulaşır.
Marika'dan öğreniriz ki zamanında Ada'yı terkedenlerin çoğunluğu erkeklerdir.
Bir hafta süren Ada düğünleri
"Düğünler bir hafta sürerdi.Çeşit çeşit yemekler olurdu. Etli patates, pilav, yaprak dolması, yoğurtlar ... Herkes yesin diye kazanlarla yapılırdı yemekler . İlk önce Cuma günü kız tarafındaki çeyizi çıkarır ütülerdik ve asardık gelenler görsünler diye. Cumartesi günü yemek olurdu yemekten sonra meyhanelere içmeye gidilirdi. Pazar günü eğlenceler olurdu. Erkek tarafı berbere götürülürdü tıraşlar olunurdu."
Güzel Bayramlar, Rumlar Türkler hepimiz içiçeydik
O zamanlar Ada'da heyecan ve tat vardı diyen Madam; kalabalık oldukları için bayramların, yılbaşlarının çok keyifli geçtiğini,birbirlerini ziyaret edip, kiliseye gittiklerini, bayramlaştıklarını özlemle anıyor. Bütün bunların çok önemli olduğu bir dönemken, şimdiyse kalan 5 kişiyle bu tatların yakalanamadığını belirtiyor. Bayramlaşmaya Ayazma Panayırı'na gidildiğini buraya Ada'da yaşayan Türkler'in de geldiğini anlatıyor. Şimdiyse durum farklı; Hep dışarıdan geliniyor, gerçek Ada'lı Türkler'in de Çanakkale'den ev aldıklarını ve oralara göçtüklerini öğreniyoruz.
Madam Marika'nın canını acıtan bir diğer konu da, Ada'ya turizm yüzünden çok fazla ev yapılması ve Ada'nın çok kalabalık olması ...
Ada'da okul hayatı
Madam Marika'nın ablası ve abisi Türk okulunda okurlar, Marika ise eskiden okul, şimdiki dönemde ise hastane olan binada, Rum Okulu'nda eğitim görür. Mübadele dönemi yıllarında okulları kapanır. Bir nev-i mezuniyet durumu.
Kıbrıs olayları Ada'da Rum Cemaati olarak hiç kötü bir şey hissetmediklerini, olumsuz bir şey yaşamadıklarından bahseden Marika konunun sadece yemek masalarında geçtiğini, hatta Ada'lı Türklerle çok iyi ve mutlu bir beraberlik içerisinde olduklarına dikkat çekiyor.
Marika'dan Rum örf ve adetleri
Karnavallar: Şubat ayı'nda başlayıp Ada'da 5 hafta sürermiş karnavallar. Karnaval süresince her gün başka birinin evinde toplaşılır, hemen hemen her gün eğlenilirmiş. Herkes Ninelerden kalma çok eski kıyafetler giyer, başlarını, yüzlerini tanınmamak için eşarplarla örterlermiş ki akşam gittikleri yerlerde kim oldukları merak edilsin. Evlerde likör, çikolata veya şeker ikram edilir, son hafta ise erkekler çok şık giyinip sokaklarda dolaşırlarmış. Marika, bu geleneğin 25-30 yaşına kadar devam ettiğini sözlerine ekliyor.
Noel zamanları hep bir ağızdan Noel şarkıları
"Evlerimizde hazırlıklar yapardık. Baklavalar, tatlılar, kurabiyeler...Neler neler yapardık. Sabahleyin kilisede ayin olurdu. Ayin sonrası evlerimize gelirdik. Ufak çocuklar sokaklara çıkarak noel babanın bir şarkısı vardı onu söylerlerdi. Biz de çocuklara para veriyorduk. Akşamleyin saat dört civarında da erkekler çıkardı. İlk önce meyhanelere giderlerdi kafaları bulduktan sonra da o kapı senin bu kapı benim, noel babanın bir şarkısını söyleyerek dolaşırlardı. Bizde erkeklere bir bardak rakı ile kurabiye ikram ederdik."
Ada Klasiği Meyhaneler: Vasili'nin ve Niko'nun meyhaneleri en ünlüsü olup daha bir çok meyhane olduğunu hatırlıyoruz Madam Marika sayesinde.
Şimdi ki Çınaraltı'nın olduğu sokakta yer alırmış meyhaneler.
Paskalya zamanı: Kiliseye gidilir, kurban kesilir ve perhiz yapılır. Et yumurta süt perhizin olmazları...
Marika'nın İsim günü; 15 Ağustos Madam Marika'nın isim günü. İsim günleri kabul günü gibidir der Marika: "Kiliseden sonra herkes gelip tebrik eder, daha sonra da eve ziyarete gelinir, kahveler pişer, ikramlar gün boyu sürerdi".
Yaz gelince Kır evleri: "Eskiden hepimizin kır evleri vardı. Ada'da yazları 6 ay dışarıda yaşardık, serinlerdik, 6 ay ise merkezdeki evlerimizde kalıp sıcaklardık".
Ve son söz; Madam Marika Kışları Yunanistan'da sıkıldığını, Bozcaada'da sıkılsa bile deniz kenarına gidip oturduğunu, fırına gidip bir ekmek bile aldığı zaman kendini mutlu ve Ada'ya ait hissettiğini söylüyor.
Adaposta olarak; Madam Marika'ya; zihnimizde eski Ada'ya dair güzel çağrışımlar yarattığı ve bizleri heycanlandırdığı için çok teşekkür ediyoruz .
Kendisine, Bozcaada'da bir ömür boyu hep birlikte mutlu günler diliyoruz.
L.Lay
3