Bozcaada'nın Gazetesi          
Nisan 2009-Ekim 2009
Yıl: 6 Sayı: 45-47
Bozcaada; Sanat adası (mı?)


Adamız, yetkililer tarafından zaman zaman ''Sanat Adası'' olarak nitelendiriliyor. Şöyle ki: 1997 yılında açılan Rengigül Sanat Galerisi önümüzdeki sezondan geçerli olarak galeride Bozcaada ressamlarının resimlerini sergileyecek de sezon içinde bir kezde bu yıl olduğu gibi dışardan gelen bir ressamın yapıtlarına yer verecek. 4-5 yıldır kendi evinde resimlerini sergileyen Yiğit Başak Resim evi, kendi sanatsal üretimlerini sergileyen Nihat Özdemir, iki yıldır hizmet veren Bozcaada Sanat Galerisi, iki yıldır sergilere ev sahipliği yapan Armagrandi Otel'den başka ne var? Kaldı ki bunlar sadece Haziran-Eylül aylarında arasında açık.
Diğer festivaller gibi;
Üç yıl yapılabilen ama 2006'dan beri yapılamayan Bozfest, Haziran'da yapılan Şarap Tadım Günleri, Eylül'de yapılan Bağbozumu Festivali, Haluk Şahin'in yaptığı (bölgenin antik tarihini vurgulayan) Homeros Okuması, ve Halk Eğitim Merkezi'nin tiyatro temsilleri ve tek tük yapılan diğer etkinlikler. Ama hepsi Haziran-Eylül arasında. Geri kalan on ay Bozcaada sadece bir mahrumiyet bölgesi. Her nasılsa kültür sanat sadece turizme yönelik.
Ya Ada halkı?
En az 200 genç insan? Bu insanların tiyatroya, sinemaya, müziğe, resme ve diğer sanatlardan faydalanmaya, kendilerini, etik ve estetik dünyalarını geliştirmeye hakları ya da ihtiyaçları yok mu?
Adanın yarınlarını yüklenecek, farklı kültürlerden insanlarına turizm hizmeti verecek, adamızı temsil edecek gençleri bu değerlerden mahrum bırakmak bindiğimiz dalı kesmek değil mi?
Sanatın olmadığı bir toplumdan nasıl bir kültürel yapı beklenebilir?
Çok önemli bir konu daha var,
Kutuplaşma..
Adada gerçekleşen kültür ve sanat faaliyetlerine yazlıkçılar, İstanbullu ada yaşayanları ve turistler katılırken, her nedense yaz kış yaşayan adalılar kendilerini bu etkinliklere ait hissetmiyorlar.
Neden?
Bir konsere, bir sergiye, ya da bir kültürel sanatsal etkinliğe katılmak için şehirli ya da turist mi olmak gerekir?
Ada halkının kışın da gerçekleşebilecek etkinliklerle, ki bu bir lüks değil, kültürel yaşama dahil edilmesi, yerelde bir kültür politilası oluşturulması bir ihtiyaç değil midir?
Neden Bozcaada Sanat Galerisi kışın da açık olmasın? Her ay bir sergi?
Neden kışın da her ay tiyatro olmasın?
Neden daha çok müzik dinletileri olmasın?
Neden Bozaada'ya özgü ürünlerin üretilebileceği bir seramik atölyesi yok?
Neden adalı sanatçıların tanıtımı yapılmaz?
Neden Bozcaada'ya özgü el sanatlarının üretilebileceği sanat atölyeleri açılmaz?
En azından yazın hem yerlinin hem de turistlerin faydalanabileceği bir etkinlik panosu ya da Çanakkale'deki gibi bir ''Kent-Kültürü'' yok? Bozcaada'da kültürü eviren kişi ve kurumlarla topluluk arasındaki bağ nasıl kurulabilir?
Adaposta-Lisa Lay