Bozcaada'nın Gazetesi
Kasım 2007-Nisan 2008
Yıl: 5 Sayı: 37-39
Yıl: 5 Sayı: 37-39
Zamanın unuttuğu, tarihin umursamadığı manastırlar
İnsanoğlunun yaşadığı tüm yerleşim alanlarında olduğu gibi, insanlar Bozcaada'da da tarih boyunca değişik tanrılara tapmışlardır. Yüzyıllar boyunca bu amaca yönelik olarak değişik ibadet mekanları inşa edilmiştir. Kimisis tis Theotokou Kilisesi 1819 yılında, daha önce aynı yerde bulunan başka bir kilisenin kalıntıları üzerine yapılmıştır. Aynı dönemde, Ortodoks geleneği doğrultusunda, adanın yerleşim bölgelerinin dışında ada halkının katkılarıyla Ksoklisia ve Manastır denilen küçük ibadet alanları yapılmıştır.
İnsanlar, bağlarda ve tarlalarda çalışırken bu ibadet yerlerini kullanırlardı.
Bu küçük ibadet mekanlarının her biri, ayrı bir aziz adına yapılır, o azize adanan kutsal günde oralarda panayır düzenlenirdi. Bu günler, halk için eğlenme ve dinlenme günleriydi. Adanın değişik yerlerinde 27 civarında manastır bulunmaktadır.
Bunlardan en iyi korunmuş ve en iyi bilinen manastır, AGİA PARASKEVİ, diğer adıyla Ayazma'dır. Hemen altında bir su kaynağı bulunmaktadır. Adada üzerindeki çatısı hala duran tek manastırdır ve her yıl 26 Temmuz'da burada bulunan 8 adet büyük ağacın altında ve hemen kaynağın yanında panayır düzenlenir; müzik çalınır, ada şarabı içilir, dansedilir. İnsanlar dünyanın dört bir tarafından gelir.
Ayazma Plajı'ndaki Vahit Restoran'ın altında Panagia Faneromeni Manastırı'nın kalıntıları bulunmaktadır. Adada, tanınmayacak halde birkaç manastır bulunmaktadır: sadece dört duvarı ayakta kalmış olan Agioi Theodoroi, bir ibadet mekanı olmaktan çok çöplüğü andıran Aral Tatil Çiftliği'nin arkasındaki Agia Marina, Göztepe'nin tepesinde olduğu rivayet edilen Profitis İlias, Tuzburnu yakınlarında Agia Ana manastırının kalıntıları, sadece duvarları ayakta kalmış Agios Giannis o Theologos ve Agios Gianis o Prodromos manastırları, sadece bir taş yığını haline gelmiş olan eski Ovali bağlarındaki Agios Gianis sto kambo ile Habelle plajının hemen üzerindeki Agios Dimitrios , cezaevinin arkasında çürümeye terkedilmiş Sotira Panagia, Ayazma'ya giderken çalıların arkasında bir taş yığını olarak gözüken Agia Varvara, merkezdeki Agios Georgios, hemen ilerisinde bulunan ve kapısına ulaşmanın bile zor olduğu Agia Aikaterini, eskiden papazın evi olan yapının yanında bulunan ve bakımsızlıktan çürümekte olan Panagia, merkezin hemen dışında sadece duvar kalıntıları duran Agios Nikolaos,
Bir de, hiç bir kalıntı ya da iz kalmayan manastırlar var: Rum Mezarlığı'nın karşısındaki Agios Elefterios, eskiden Karagatsia denilen bölgedeki Agios Georgios, aziz Agios Georgios adına yapılmış olan manastır, Sulubahçe'deki Agios Georgios, kalenin karşısındaki kayanın altındaki ayazmanın yanında bulunan Agia Kiriaki, Yenitepe'deki Agios Gianis, kulağı ağrıyan insanları kulağa benzeyen bir taşla tedavi ettiği rivayet edilen aziz Agios Petros manastırı, büyüklerimizden duyduğumuz ama yerini bilmediğimiz ve muhtemelen ihmal edilen diğer manastırlar aynı akibeti paylaşmakta olan Agios Konstantinos.
Bir de özel mülk haline gelmiş olan ve dolayısıyla durumu çok iyi bilinemeyen ve ziyaret edilemeyen manastırlar var: Mavriya adasındaki Agios Nikolaos, yakın geçmişte restore edilmiş olan O Agios Stratis, aynı şekilde yeni restore edilmiş olan ve üzerinde orijinal yapım tarihi olan 1860 yılı yazılı olan Agios Spyridon.
Adadaki manastırların acıklı hikayesi ile ilgili kafama takılan soru şu: Bu mekanların tarihini silen zaman mı yoksa insanların umursamazlığı mı?
Eski Bozcaada'lı
MARIA MOUTAFI
e-mail :lefkipos@otenet.gr
Çevirmen: Levent Turan
1