Bozcaada'nın Gazetesi          
Nisan 2009-Ekim 2009
Yıl: 6 Sayı: 45-47
Gün ortası vidanjörleri...

Genelde insanlar adadayken hoş kokular duyumsamak, güzel görüntüler görmek isterler. Çam kokusu, deniz kokusu, çiçek kokusu, ızgara balık, kalamar kokusu ve özellikle de temiz hava ve tabii ada kokusu... Ancak gün ortası vidanjörleri sağ olsun buna her zaman fırsat bırakmıyorlar! Yaz aylarındaki nüfus artışıyla restoranların müşteri sayısının da artmasıyla doğru orantılı olarak foseptik kapasitelerinin yetersiz olması büyük problem yaratmaktadır. Liman lokantalarının foseptiklerinin dolması nedeniyle belediyenin vidanjör ile atıkların toplanma işlemi neredeyse her gün veya gün aşırı gerçekleşmektedir. Bu işlem kaçınılmaz olsa da zamanlaması çok ters olmaktadır. Günün tam ortasında gelen vidanjörlerden çıkan korkunç ve katlanılmaz kokular yüzünden çevrede yemek yiyen, kahve keyfi yapan tatilcileri inanılmaz rahatsız ediyor. Otel ve pansiyon işletmecilerinin müşterileri vidanjörün aşırı gürültü ve kokusundan rahatsız olup da uyanmasınlar diye sabah saatlerinde yapılmayan bu işlem yüzünden, öğlen saatlerinde dış mekanda yemek yiyen cafe ve restoran işletmecilerinin müşterileri hem ses hem de koku yüzünden mağdur duruma düşüyorlar. Sadece mağdur olmakla kalmayıp foseptikten çıkan zehirli gazların çevreye verdiği zarardan da nasiplerini almış oluyorlar. Bir çok defa yapılan yazılı şikayetlerin ardından hiç bir ilerleme kaydedilememiş olan bu soruna Belediye'nin artık acilen bir çözüm bulmasını diliyoruz. Bu konuyla ilgili olarak Uludağ Üniveristesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı öğretim görevlililerinden Dr. Necla Aytekin'in bilgilerine başvurduk.
"Vidanjörler, evsel sıvı atıkların foseptik veya çukurlarda toplandığı yerleşim yerlerinde bunların dolması, tıkanması veya arızalanması durumunda kullanılan araçlardır. Küçük yerleşimlerde veya geçici nüfus yoğunluğu olan yerleşim yerlerinde kanalizasyon yapmak masraflı olacağı için, atıkların giderilmesi amacıyla foseptik veya çukurlar kullanılır. Kullanım hızı ile boşalma hızı arasında uyumsuzluk olduğunda bu çukurlar dolar, taşar ve önemli sağlık sorunları oluşturur. Vidanjörler bu sorunların çözümünde önemli bir görev üstlenir. Çukurların içeriği vakumlanarak çoğu kere bir kamyonun üzerindeki tanka alınır ve daha sonra kırsal alanda çevreye atılır. Bu işlemin iki aşamasında da çok dikkatli olmak gerekir. Vakumlama sırasında borularda patlama, birleşme yerlerinden sızıntı olması nedeniyle çukur içeriğinin çevreye yayılması bulaşıcı hastalık açısından önemli bir sağlık sorunu yaratabilir. İkinci aşama tanker içeriğinin doğaya boşaltılması ile ilgilidir. Bu işlemin belediyelerce belirlenmiş, insanların ve başıboş hayvanların girmeyeceği, yeraltı sularıyla bağlantılı olmayan yerlere yapılması ve atıkların boşaldıktan sonra ilaçlanması (dezenfekte edilmesi) gerekir. Bunlar yapılmazsa, özellikle sineklerle hastalık etkenlerinin yayılması açısından önemli riskler oluşur. Gerek çukurların vakumlanmasında gerekse açık alana boşaltılmasında hem görüntü hem de koku açısından estetik olmayan durumlar yaşanabilirse de bunların bu düzeyde kalmaları sağlığa doğrudan zarar vermez. Ancak gerek görüntü gerekse kötü koku hastalık yapmasa bile insanın keyfini kaçırır. Günümüzdeki sağlık anlayışına göre bu bile ruhsal sağlığın bozulması açısından kabul edilebilir bir durum değildir. Sıvı atık kavramını açalım: İnsan idrarı sıvı, dışkısı katı atık olarak düşünülmemeli, ikisi de sıvı atıktır. İkinci olarak da çağdaş sağlık tanımını vermek istiyorum, tanıma göre: Sağlık yalnızca hastalık ve sakatlık olmaması değil; bedensel, ruhsal ve sosyal tam bir iyilik halidir. Özellikle de yemek sırasında yakında vidanjör çalışması ruhsal sağlığı olumsuz etkiler."